Döviz Kuru

USD

USD - Dolar

Alış :      TL
Satış :    TL
USD

EURO - Avro

Alış :      TL
Satış :    TL

Bizden Haberler

İnşa Sanatı: İnşa sanatı. Mimarlıktan maksat, ortaya konan eserde güzellik, sağlamlık ve kullanışlılığı birleştirmektir. Bu unsurlarsa, kültür, iklim ve teknik imkânlara bağlı olduğundan mimarlık sanatı da devirden devire, milletten millete ve iklimden iklime büyük değişiklikler göstermektedir. Ilıman iklimin hüküm sürdüğü memleketlerde binâlar, güneş ışığını en fazla alacak tarzda inşâ edilir. Yağışlar daha çok yağmur şeklinde olduğundan çatı eğimleri azdır. Ekvatora daha yakın sıcak iklim bölgelerinde ise, güneş ışığından sakınılır. Pencereler az sayıda ve ufaktır. Avluların üzeri kapatılmıştır. Kar yağışının fazla olduğu ve uzun zaman erimeden kaldığı, kuzey memleketlerinde, çatılar çok eğimli yapılır. Böylece çatı üzerindeki kar miktarı en aşağı seviyede tutulmuş olur. Başlıca inşaat malzemesi taş, tuğla, ahşap, mermer, maden, kireç ve çimentodur. Her malzemenin fizikî özellikleri başka başkadır. Bu yüzden kullanılan malzemenin cinsine göre, inşaatın şekli ve tatbik edilen usuller de değişiklik gösterir. Çeşitli taş cinsleri, her devirde yaygın olarak kullanılan bir inşaat malzemesidir. En iyi şekil verilebilen taş, kalker (kireç taşı)dir. Mermer de bir kalker türüdür. Granit, çok kullanılan bir başka taş cinsidir. İnşaat malzemesi olarak taş, yüksek basma (sıkıştırma) mukâvemetine karşılık nisbeten düşük eğme mukâvemetine sahiptir. Bu sebeple taş binâlarda kirişler kısa tutulur. Sık ve kalın sütunlara ihtiyaç vardır. Yine eskiden beri yaygın olarak kullanılan ahşap malzemeyse, lifli yapısı sebebiyle yüksek bir eğme mukâvemeti gösterir. Böylece uzun krişli, ince sütunlu binâlar inşâ etmek mümkün olmaktadır. Gâyet sıhhî olan ahşap malzemenin tek mahzûru çabucak yanmasıdır. Fakat buna karşı da çeşitli tedbirler geliştirilmiştir. ABD ve Kuzey Avrupa’da evler hâlâ ahşap olarak yapılmaktadır. On dokuzuncu yüzyılda, betonun yüksek basma (sıkıştırma), çeliğin ise yüksek eğme mukâvemetinden istifâde etmek için, betonarme inşâ tarzı geliştirildi. Böylece hem geniş, hem de çok yüksek binâlar yapma imkânı ortaya çıktı. Beton içine inşâat demiri yerleştirilerek tatbik edilen betonarme inşâ tarzı, bugün bütün dünyâda yaygın şekilde kullanılmaktadır. Kil ve çamurun fırında pişirilmesiyle îmâl edilen ve taş kadar sağlam olmamasına rağmen işlemesi kolay olan tuğlanın ilk defâ M.Ö. 6000 yıllarında Mezopotamya’da kullanıldığı bilinmektedir.

Mimarlık, İnsan yaşamının içinde geçeceği mekan/mekanları oluşturmak/üretmek amacı ile, yapı/yapı gruplarını kapsayan fizik çevreyi tasarlamak uğraşına verilen isim. Bu çevre kırsal veya kentsel olabileceği gibi, yapıları veya mekanları kuşatan yakın dış çevre de mimari tasarımın kapsamına girer. Mekan, içinde yaşamın gerçekleştiği fizik ortam olarak tanımlanabilir. Mekanın oluşabilmesi ve üretilebilmesi için yapılara, yaşamın hergün artan çeşitliliği gözönüne alınırsa, oldukça karmaşık ilişkiler düzeni içinde yapılaşmış fizik çevreye gereksinme vardır. Mimari tasarımın öznesi olan yaşam, coğrafi, iklimsel, kültürel, demografik farklılıklar içerir. Dünyanın en eski mesleği olarak kabul edilen mimarlık yapı sektörünün de ayrılmaz bir parçasıdır. Yapı sektörü ise, endüstrileşmiş ülkeler dahil tüm dünya ülkelerinde en büyük sektör olup, diğer sektörlerin de itici gücü olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle, mimarlık, geçmişin birikimleri ile geleceği hazırlayacak, gelecekte yaşanacak kaliteli yaşam çevrelerini oluşturacak, vizyon sahibi bireylerin mesleğidir. Çalışma alanları Mimarlık okullarından mezun olanların, mesleğin ilgi alanının çok geniş bir yelpazeyi kapsaması nedeni ile, birbirinden çok farklı alanlarda çalışabildikleri gözlemlenmektedir. Temelde çalışma alanları şöyle özetlenebilir: A.Kamu Kurumları'nda (devlet memuru olarak ) -Tasarımcı olarak, -Yapı denetimi amacı ile, -Yasa ve yönetmeliklerin hazırlanmasında, B.Özel Sektör'de -Serbest çalışan mimarların bürolarında tasarımcı ve/veya uygulamacı olarak, -Şirketler, Bankalar vb. kuruluşlarda sürekli görevli mimar olarak, -Şantiyelerde görev alarak, -Yapı Sektörü'ne ilişkin malzemelerin tasarımında, üretim sürecinde, pazarlamasında ve satış noktalarında, -Sergi vb. organizasyonların hazırlanmasında, -Mimarlık ve ilgili alanlarda dergi yayıncılığında, C.Serbest mimar olarak D. Akademisyen olarak

Mantolama, bina dış cephe kaplamaları, cephe kaplamaları, mantolama fiyatları, mantolama yapan firmalar,

Mantolama binaların dış cepheleri için uygulanan bir ısı yalıtım sistemine verilen isimdir. Dış cephe yalıtımı için ülkemizde son yıllarda uygulanmaya başlanan Mantolama işlemi Avrupa ülkelerinde standartlarla tescillenmiş ve enerji tasarrufu amaçlı olarak uzun yıllardır kullanılmaktadır. Türkiye’ye bu denli geç gelmesinin nedeni ise, enerji ihraç eden bir ülke iken enerji ithal eden bir ülke konumuna gelmiş olmamız. Dünyada enerji kaynaklarının hızla tükendiğini göz ÖNÜNDE bulundurduğumuz takdirde ısı tasarrufu adına binalarımıza gerekli yalıtımı yapmak yararımıza olacaktır.
Binalarımızda ısınmak ve serinlemek amacıyla kullandığımız kalorifer, kombi, klima ve buna benzer cihazların kullandıkları enerji, mantolama uygulaması ile yüzde 50 oranında azalabilmektedir. Şayet binaların çatı ve temeli için de ısı yalıtımı sistemi yapılmış ise bu oran yüzde 60′lara kadar çıkabilmektedir. Bu kadar büyük bir enerji tasarrufu yalnızca kendimiz için değil ülke ekonomisi için de büyük rahatlamalar sağlayacaktır. Yapılarda en önemli ısı kaybı genellikle kiriş ve kolonlarda olmaktadır. Binaların dış cepheleri ve bina duvarlarının tamamını kaplamadıktan sonra mantolama sisteminden pek fazla bir verim alınamaz. Mantolama sisteminin en önemli özelliği hiçbir aralık kalmayacak şekilde binanın dışarıdan ısı yalıtım levhaları ile tamamen kaplanmasıdır.
Mantolama sistemi uygulanırken, kirişler, kolonlar, pencere merkezleri, duvarlar, çıkma altları dahil olmak üzere bir bütün olarak düşünülüp uygulamaya geçilmelidir.
Muntazam bir şekilde uygulanan dış cephe yalıtım sistemler ile bir yapıda korozyon problemini bir daha yaşanmayacağını, bina yaşının sabitleneceğini ve mantolamanın ömrünün bina ömrüyle eşdeğer olacağını unutmayınız.
Dünya üzerindeki enerji kaynaklarının hızla tükenmekte olduğunu hepimiz biliyoruz. Özellikle enerji kaynaklarını kendileri karşılayamayan bizim gibi ülkelerin başka ülkelere bağımlılığının gün geçtikçe artmasının yanında, enerji fiyatları da dünyada ki enerji kaynaklarının azalmasına bağlı olarak hızla artmaktadır. Konutlarda ve kapalı alanlarda kullanılan enerjinin büyük bir kısmı ısınma ve serinletme amaçlı kullanılmaktadır. Ülkemizde en çok enerji kayıpları da maalesef kontlarda yaşanmaktadır. Bu bile ısı yalıtımının (mantolama) önemini açıkça ortaya koymaktadır. Isı yalıtımı ile ilgili yapı kısımları binanın dış ortamı ile direkt teması olan ve hava sirkülasyonunun yaşandığı, kapı, pencere, çatı, gibi kısımlarıdır. Binada sağlıklı ve konforlu bir hayat sürdürülebilmesi, olabildiğince az enerji ile ısınmanın ve soğutmanın sağlanmasının temini için iç mekanlar ile dış ortam arasındaki ısı sirkülasyonunu minimize etme çalışmalarının bütününe mantolama (ısı yalıtım diyoruz.)

Mantolama Nedir?
Mantolama adı verilen Dış Cephe Isı Yalıtım Sistemleri uzun yıllar öncesinden Avrupa ülkelerinde standartlarla çerçevelenmiş ve enerji tasarrufu amaçlı kullanılmaya başlanmıştır.Ülkemize maalesef gecikmeli gelen bu tasarruf sistemi sebebi ile enerji satan bir ülke iken dışarıdan enerji alan bir ülke konumuna gelmiş bulunmaktayız.Yerküre üzerindeki kaynakların hızla tüketildiği düşünüldüğünde tasarruf tedbirlerimizi almak için daha fazla gecikmememiz gerekliliği açıkça görülmektedir.

Yapılarımızda ısınma ve serinleme amaçlı kullandığımız kombi,kalorifer,klima ve benzeri cihazların sarf ettikleri enerji,mantolama tatbikatları ile %50 azaltılabilmektedir.Eğer binalarımızın temel ve çatılarında da ısı yalıtımı yapılmışsa bu oran %60’lara kadar çıkacaktır.Bu kadar önemli bir tasarrufun sadece kendi bütçelerimize değil ülke ekonomisine de önemli katkılar sağlayacağı unutulmamalıdır.Binalarımızda en önemli ısı kayıpları kolon ve kirişlerden kaynaklanmaktadır bu sebep ile iç duvarlarda yapılacak Mantolama tatbikatları asla sonsuz ömürlü olamayacaktır,dış cephede ve bina duvarlarının tamamını kaplamadıktan sonra Mantolama sistemlerinde tatmin edici sonuç alınamaz.Sistemin ana prensibi hiçbir aralık kalmayacak şekilde yapının dışarıdan ısı yalıtım levhaları ile kaplanmasıdır.

Kolonlar,kirişler,duvarlar,pencere merkezleri,çıkma altları bir bütün olarak mantolanmalı ve yapının tamamı koruma altına alınmalıdır.

Doğru bir şekilde Dış Cephe Isı Yalıtım Sistemleri ile kaplanan bir binanın orozyon problemini bir daha yaşamayacağını,yaşının sabitleneceğini ve mantolamanın bina ömrü kadar hizmet verebileceğini unutmamamız gerekmektedir.

 
deniz reklamPolyurea Yaıltım SistemleriReklam Yapı Dekorasyon Horoz Evden Eve Nakliyat